İKİZ AYNASI OKUYUCUSUYLA BULUSUYOR..

İkiz Aynası okuyucusuyla buluşuyor!

TV Net'te devam eden programın birbirinden renkli söyleşileri İkiz Aynası adı altında Profil Kitap'tan okuyucusuyla buluşuyor.

İkiz gazeteciler Kübra ve Büşra Sönmezışık, bir ilke imza atarak ikili gazete röportajları ile başladıkları kariyerlerini bundan dört yıl önce "İkiz Aynası" programı ile televizyona taşımıştı.

TV Net'te devam eden programın birbirinden renkli söyleşileri İkiz Aynası adı altında Profil Kitap'tan okuyucusuyla buluşuyor.

"Farklılık zenginliktir" düşüncesiyle TV Net'te dört yıldır birbirinden farklı kesimleri içine alan "İkiz Aynası" sohbet programını hazırlayıp sunan Kübra ve Büşra Sönmezışık yazar, sanat ve düşünce dünyasından Türkiye'nin tanınan simalarıyla yaptıkları söyleşileri bu defa okurlarıyla paylaşıyorlar.

Ahmet Ümit, Beşir Ayvazoğlu, Elif Şafak, Hülya Koçyiğit, Taha Akyol, İskender Pala, Mehmet Ali Birand gibi farklı meslek ve fikir dünyasına sahip 20 kişiden oluşan İkiz Aynası'nın önsözü Ahmet Ümit imzasını taşıyor.

İŞTE KİTAPTAN ÇOK ÇARPICI BÖLÜMLER:

Ali Bayramoğlu:

“ŞEYH TORUNU OLDUĞU MU YILLAR SONRA ÖĞRENDİM”

“Dedemin babası, dedemin dedesi ve onun büyükleri Gelibolu Mevlevî Şeyhi ve Galata Mevlevihanesi’nin son şeyhi dedemin büyük amcası, oraya gitmiş. Mısır’daki Şeyh Hüseyin Azmi Dede, dedemin dedesinin babası. Bütün bunları daha sonra öğrendim.”

Mehmet Ali Birand:

“ANDIÇLANDIĞIM GÜN 28 ŞUBAT BELGESELİ YAPMAYA KARAR VERDİM”

Türkiye gibi bir ülkede gizemli koordinasyonlar, her yere dağılmış bir ahtapot gibi kontrol bana mantıklı gelmiyor. Evet, bir cemaat var, bu cemaat müthiş bir dayanışma gösteriyor, güçlü, birbirine inanıyor. Şimdiye kadar bir bakkal dükkânında ortak olamayan Türkler cemaatte bir araya geliyorlar. Bu beni çok etkiliyor.  Ama cemaatin artık şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Siz gizeme bu kadar dikkat ederseniz o zaman herkes başka şeyler aramaya başlar. Eskiden cemaat askerin kovaladığı, Fethullah Gülen’i korumaya çalışan da bir gönüllüler ordusuydu. Hayatta kalma mücadelesi veren bir cemaatten bahsediyorduk. Ama şimdi öyle değil, siyasetin bir parçası. AK Parti’ye destek veriyor. Çünkü başka çaresi yok. Onun için ben kavga mavga gibi söylentilere çok fazla inanmıyorum. AK Parti’nin cemaate müthiş ihtiyacı var, cemaatin tek şemsiyesi de AK Parti.

Gülper Refiğ:

“HALİT HAYATTAYMIŞ GİBİ YAŞIYORUM”

“Türkiye’de değişik fraksiyonlar vardır. İşte bir kısım kendine solcu der, Marksist der, öteki sağcı der ve dahası... Yorgun Savaşçı olayında asker, devlet bütün kutupların hepsi bir araya geldiler. Yani böyle bir şey Türkiye tarihinde görülmedi, dünya tarihinde görüldü mü, bilmiyorum. Onun için hiç bahsedilmedi. Hele yurtdışında hiç duyulmadı.”

Serdar Tuncer:

“MÜSLÜMANCA DURUŞU KAYBETTİK”

Bir Müslüman’ın “Allah neder?” diye düşünmesi ve ona göre hareket etmesi lazım. Kalbimize eğilmeyi unuttuk. Neden kendimizi başkasına ispat etmek zorundayız ki? Müslüman kişi, yangın olan yere itfaiyeci olarak girmesi gerekirken fotoğrafçı gibi girmeye başladı. Bunun bize faydası yok. Dönüp kendimizle uğraşmamız gerekiyor. “Ben ne kadar insanım? Sabah namazımı nasıl huşu içinde kılabilirim?”diye düşünmeliyiz.”

Şule Yüksel Şenler

“BAŞI ÖRTÜLÜ HERKESİN SORUMLUĞUNU TAŞIYORUM”

“Örtünün içi boşaldı ve dejenere oldu. Üzülüyorum, çok yara alıyorum. Çünkü suçluluk hissediyorum.Mümkün mertebe tesettürün sınırlarına riayet ederek örtünmelerini tavsiye ederim. Tesettür kadının güzelliğini, cazibesini göstermek için değildir. Tesettür, kadının dışarıya yani namahrem olanlara masum bir şekilde örtünmesi demektir. Bunlar olmayınca üzülüyorum. Temennim; inşallah tesettür hakiki kimliğine kavuşur.