SELÇUK GÜRIŞIK-ALİ ALEV

Yok olmaya yüz tutan sanatlardan biri olan keçeyi yaşatmak için 'giyilebilir ürün' tasarlayan Selçuk Gürışık ve öğrencisi Ali Alev, geçtiğimiz haftalarda İTÜ RSG'de ortak çalışmalarının bulunduğu bir sergi açtılar. Usta-çırak olarak birlikte aynı atölyede çalışan ikili keçe yapmanın uzun saatler gerektirdiğini söylüyorlar. Keçe yaparken vaktin nasıl geçtiğini anlamadıklarını söyleyen keçeciler "Çalışırken saati unutuyoruz" diyor.

BÜŞRA SÖNMEZIŞIK

 

Selçuk Gürışık ve Ali Alev Geleneksel Anadolu keçeciliğine modern yorum katarak kıyafet tasarlıyor. Geçtiğimiz haftalarda İTÜ RSG'de ortak çalışmalarının bulunduğu bir sergi açtılar. Usta-çırak ilişkisiyle birlikte sergi açıyorlar. Kimsenin merak etmediği, yok olmaya yüz tutan bu sanatı yaşatmak için 'giyilebilir ürün' tasarlayan keçe ustaları ile biraraya gelip keçeyi ve aralarındaki usta-çırak ilişkisini konuştuk.

 

Keçe çok merak edilen ve bilinen bir uğraş değildir. Siz nasıl tanıştınız?

 

Selçuk Gürışık: İstanbul doğumluyum. İngiltere'de moda tasarımı üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora yaptım. Akademisyenim ve araştırmacı tasarımcı olarak çalışıyorum. 1983'te yurt dışından döndüğümde keçe ustası Şerafettin Arpaözü ile Afyon Keçeciler caddesinde dolaşırken tanıştım. O günden sonra o benim ustam ben de onun çırağı oldum. O yıllarda ürün yenilenemiyordu. Kırsal bölge ürünüydü. Kötü kokuyor, kıl döküyordu ve kaba, yağlı olduğu için şehirli kadın istemiyordu. Malzeme geliştirilmediğinden ürün geliştirme diye de bir şey yoktu. Tasarımcı olarak başladığımda sadece tekniği öğrenmek değil yeni işler ortaya koymak istedim.

 

Neden unutulmuş?

 

Gürışık: Saray çok sevmemiş. Kırsal bölge ve alt kültür ürünü. Hiç mütevazı olamayacağım; 2003'ten sonraki sergimizde başka tasarımcılar keçeye farklı gözle bakmaya başladılar. Şu anda İzmir, Tire, Afyon, Konya gibi bölgelerdeki keçecilerimiz şehire üretim yapıyor.

 

Çıraklıktan ustalığa geçiş nasıl oldu?

 

Gürışık: Ustam bana yün serpmek için kullanılan aletini hediye ederek 'artık bayrağı devraldın sen de usta olabilirsin' dedi. Ben zaten eğitmendim. Doktora tezimi keçe üzerine yazdım. Tez yazarken zaten pratik olmasa da teorik olarak eğitmeye yönelik başladım. Pratikte ise on yılın sonunda okullarda keçe yapımını yan ürün üretme olarak aldığım için on yıldan sonra başladım. Son dört yıldır asistanım Ali Alev'le omuz omuza çalışıyoruz.

 

İÇ DÜNYAMIZ ORTAYA ÇIKIYOR

 

Aynı zamanda akademisyensiniz. Atölyede usta-çırak olmakla okulda eğitim vermek arasında ne fark var? edeb, adab, usül ne kadar benzeşiyor?

 

Gürışık: Bizim okullarda verdiğimiz eğitimde de usta-çırak ilişkisi yani atölye çalışması mevcuttur. Uygulama olmadan yapılmaz. Teoriye dayalı uygulama, uygulamaya dayalı teori öğretilir. Şuanda Haliç ve Nişantaşı Üniversitesi'nde ders veriyorum.

 

Keçeye ilgi duyan başka öğrenciler de var mı?

 

Gürışık: Var tabi. Doktora tezi yazanlar var. Keçeyi kullanıp farklı ürün yapıyorlar. Bazı keçe sanatçıları kadınlara istihdam oluşturulması için kurslar açıyor ve üç hafta sonrasında buradan çıkanlar hoca oluyor. İşi öğrenmekle hocalık farklı şeyler. Kolay değil ben otuz yıldır, ustalarım 50 senedir keçecilik yapıyor. Üç haftada bu iş öğrenilmez. Para kazansınlar ancak başkalarına öğretmesinler.

 

Bu işte usta- çıraklık nasıl oluyor?

 

Gürışık: Aynı mekân altında çalışıyorsunuz. Omuz omuza çalıştığınız için birlikte aynı havayı soluyorsunuz ve bir kader birliği oluyor. Üretirken iç dünyanız ortaya çıkıyor. Yaptığınız işler parmak izlerinizin ötesinde görüşünüz, inançlarınız, politikanız hepsi çıkıyor ortaya.

 

Alev: Bir süre sonra yaşam şekli haline geliyor. Usta-çırak olarak çalıştığınızda birlikte düşünmeyi öğreniyorsunuz.

 

Gürışık: Atölyede çalışırken saat mefhumu yok. Yeri geliyor saati bile unutuyoruz. Keçenin aynı zamanda mistik bir tarafı da var. Bir lokma bir hırka sözünün keçe ile çok yakın ilişkisi vardır.

 

GELENEKSELLİK KALMADI

 

Geleneksel usta-çırak ilişkisi korumak mümkün mü?

 

Gürışık: Çırağınızı öne çıkarıp onun da bu işten tatmin olmasını sağlayan bir ustaysanız motive ederek onu bu işe bağlayabilirsiniz. Ama gelenekselden gelen usta-çırak ilişkisinin ve ustanın çırağı ezmesi, evinin işlerinde kullanması ve çocukların ihtiyaçlarını da karşılaması yani ailenin 'eti senin kemiği benim' anlayışıyla usta-çırak ilişkisi zaten kalmadı. O da evrim geçirerek dönüştü.

 

Bu iyi bir şey mi?

 

Gürışık: İyi veya kötü kabul etmek zorundayız. Alın teri gözyaşı gerektirir. Bazen çok sıkıntı yaşanır. Çünkü usta farkında olmadan çırağının üzerine fazla yüklenir. Çırak bunu kaldıramaz. Sonra usta bunu fark etmeli. Bu insani bir hatadır. Aynı çatı altında uzun saatler çalışıldığı ve çok da ekonomik geliri yüksek olmayan bir iş olduğu için bir defa her açıdan büyük bir özveri gerektiriyor.

 

Peki Ali Bey siz önce keçe ile mi yoksa Selçuk beyle mi çalıştınız?

 

Ali Alev: Önce Selçuk beyle tanıştım. İktisat mezunuyum. Yaptığım işi çok sevmiyordum. İktisat bana göre değildi. Selçuk beyle tanıştıktan sonra keçeyi sevdim. Keyifli geldi. Aslında bakarsanız keçeyi bana Selçuk Bey sevdirdi. Birlikte çalışması oldukça keyifli. Keçenin doğa dostu olması beni etkiledi. Her santiminden sorumlu olduğumuz bir iş.

 

Ekonomik geliri yüksek olmayan bir iş. Çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

 

Alev: Öyle ters bir tepkiyle karşılaşmadım. Yaptığımız ürünleri gördükten sonra hatta saygı bile duymaya başladılar. Emeği yoğun bir iş olduğu için hakkını verdiğimizi düşünenler daha çok oldu.

 

Öğrenene kadar zorlandınız mı?

 

Alev: Evet. 4 yıldır keçe yapıyorum ama zorlanıyorum. Çünkü daha başlarken ürünün bitmiş halini hayal etmeniz gerekiyor.

 

Gürışık: Keçe yapmak kolaydır. Çok çabuk öğrenilir. Ama kullanım alanlarına yönelik, tasarımı, rengi, dokusu, muhteviyatı, kalını inceliği, yumuşaklığı ve kullanılacak malzemeye karar verme aşaması zordur.

 

Keçeyi kullanılabilir hale getirmek 12 saat sürüyor

 

Hangi objelerin yapımı daha zor?

 

Alev: Aslında hepsinin kendi içinde zorluğu var. Tasarım olarak düşündüğünüzde kime, neye ve nereye yaptığınız önemli. Bir ürün yapıyorsunuz ancak onu kim giyecek bu önemli.

 

Gürışık: Keçe inceldikçe yapımı zor oluyor. Çünkü dayanıklılığı azalıyor. Ona hem o dayanıklılığı verip hem de inceltmek daha da zorlaşıyor.

 

Ortalama bir objeyi yapmak ne kadar sürüyor?

 

Gürışık: Üzerinde çok uğraşılmayan bir ürünü yün halinden giyilebilir hale gelmesi tahminen 12 saati buluyor.

 

Keçe için nasıl bir hedefiniz var?

 

Alev: Giyilebilir olarak yaygınlaştırmak istiyorum.

 

Gürışık: Siz sorana kadar ben bunu Ali'ye hiç sormamıştım. Akışına bırakmıştık (gülüyor). Kural olan şey ise şu; bu sanatın adını kirletmeden sanata zarar vermeden, dürüst, saygın işler yapmak ve bu sanatı gelecek nesillere bırakabilmek asıl hedefimiz.

 

Ortak hayatı paylaşıyor gibiyiz

 

Selçuk beyden teknik bilgi dışında ne öğrendiniz?

 

Alev: Ortak bir hayatı paylaşıyor gibi hissediyorum. Çünkü saatler uzun sürüyor, aynı havayı soluyorsunuz. Bizimki sadece bir usta- çırak ilişkisi değil artık. Ortak sergi açıyoruz. Neleri sevdiğini neleri söyleyebileceğini tahmin edebiliyorum. Birbirimizi tanımak için çok uğraşmadık aslında. İkimizin ifade şekli çok farklı. Selçuk bey bazen kararı bana bırakır.

 

Çalışırken nasıl biridir?

 

Alev: Yoğun çalışmayı sever. Beklentisi yüksektir. Ancak böyle olduğu için kendimi geliştirebildim.

 

Kendinizi yetersiz hissettiğiniz bırakma aşamasına geldiğiniz?

 

Alev: Bırakmayı hiç düşünmedim ama bazen yetersiz hissediyorum. Bazen Selçuk bey derste oluyor ve bütün atölye bana kalıyor. İşte o zaman kendimi yetersiz hissediyorum.

 

Anadolu'daki keçecilerden ustalık öğrendim

 

Siz nasıl bir ustasınız?

 

Gürışık: Afyon'un en saygıdeğer en kibar en beyefendi ustasıyla bu işe başladım. Onun yaptığı hataları yapmamaya çalıştım. Başka bir şansım da İngiltere'de doktoramı yazarken British Museum yaşayan Anadolu Keçeciliği ürünleriyle ilgili sergi açmamı istedi. İstanbul Mardin arasında farklı şehirlerde keçeci ustalarıyla tanıştım. 48 parçalık Anadolu Keçeciliğini tanıtan bir sergi açtım. O süreçte tanıdığım farklı ustaların ustalıklarının ürüne nasıl yansıdığını gördüm.

 

Öğrenci bulma kriteriniz var mı?

 

Gürışık: Öğrenci bulmanın kriterleri yok aslında. Fakat özveri ile yaklaşacak ve egosunu törpüleyebilen biri benim öğrencim olabilir.